KULLUK/KÖLELİK


Birine karşı beklentiye girmek, onun kölesi olduğumuz anlamına gelir. Köle – Efendi durumunu modern olarak şöyle düşünebiliriz; Bir patron ve işçi düşünün; işçi patronundan sevgi, onay ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini ister. Patron ise çoğu zaman bu istekleri görmez, umursamaz bile. Görse bile verebileceği sevgi, onay ve iyileştirme çok çok minik değişimlerle olur, belki hiç olmaz, hatta daha da kötüye gider. Böyle bir durumda işçi / köle; nasıl olur da beni görmez, emeklerimin karşılığı bu olamaz, ben daha fazla ilgiyi, sevgiyi hak ediyorum, bu olmasa bile öfke yerine saygı verebilirdi der. Ancak bu talepleri asla karşılanamaz ve köle ömrünün sonuna kadar söylene söylene imkansız olan sahip köle ilişkisinin güzel olmasını bekler ve ölüm geldiğinde anlar ki hayatı heba olmuş. Ama artık hayatını düzeltebilmek için geri dönüşü yoktur. Tüm hayatı bir sivrisineği bile yaratamayacak olan bir kuldan; onay, ilgi, sevgi, para, kariyer, makam vs aklınıza gelebilecek her türlü şey beklemektir. Bu durum karı koca için de geçerlidir. Eşler birbirlerini ilah edindikleri zaman, her daim anlaşılmak isterler. Daha fazla ilgi, daha fazla onay almak isterler. Bu tıpkı maaşının yükseltilmesini bekleyen işçilerin durumu gibidir. Çalışma koşullarında iyileşme talep ederler eşlerinden. Oysaki bu mümkün değildir. İşçinin maaşı ne kadar yükseltilirse, o kadar zam ister, doymaz, mutlaka daha fazlasını ister ve hep tetikte olarak gergin olur acaba verecek mi diye. Böylece bir sivrisineği bile yaratamayacak güçte olan bir kuldan, kendisini aşan gerçek dışı bir ilginin, anlayışın, sevginin peşine düşer. Köle, kendini efendisinden azad etmedikçe, ömrünün sonunda geç kalınmış bir hüsran yaşayacaktır. Oysa ki köle, yerlerin ve göklerin yaratıcısı olan tek bir Allah’a köle olursa, yeryüzünde kendini efendi sanan tüm patronların bile asla ulaşamayacağı bir makama ulaşmış olur ve hem bu dünyada hem de ahirette hayatının sonunda mükemmel bir yaşam onu bekler.

Özetle; tüm çabamızı, tüm sevgimizi, tüm beklentilerimizi patronumuzun da, eşimizin de, çocuklarımızın da, arkadaşlarımızın da tek sahibi Yüce Allah’a yöneltirsek, Allah çok cömert olandır, bizim tüm beklentilerimizi fazlasıyla karşılayacaktır ve saydığım kişilerle de aramız otomatikman düzelecektir. Çünkü rızkımızı veren Allah olduğunu bilerek kendi iç mutluluğuna kavuşmuş olacağızdır.

Enam 79; “Ben Hanif olarak yüzümü göklerin ve yerin fıtratını belirleyene yönelttim; ben Müşriklerden değilim.”

Yorum bırakın